Muhammed Ali Bozukteyp
monotonluğun daniskası, gecekondu sakini. Coşkun, 1990, İstanbul.İsmet Bakkal.
Cuma, Temmuz 25, 2014

Arranging, Keyboards, Bass & Sokak String Part - Altan İnan
Mix & Mastering - Dj Groovysound
Graphic - Melike Ataç

Perşembe, Temmuz 24, 2014

o kadar içtim ve şuan tek derdim

kendimim.
kendim için milyonlarca keşkem var.

Çarşamba, Temmuz 23, 2014

radyosessiz:

(70’lerden) Ersen ve Dadaşlar ilk 45’likleri “Bir Ayrılık Bir Yoksulluk Bir Ölüm”dür. Ersen Dinleten, Fehiman Uğurdemir (gitar) Taner Öngür (bas gitar), Mehmet Gözüpek (davul) ve Kılıç Danışman (klavyeli çalgılar) tarafından oluşturulmuş Anadolu ezgilerini rock tarzında ifade etmiş gruptur. Mahsuni Şerif’den alınma “Yedin Beni” düzenleme ve orkestra uyarlaması olarak grubun en başarılı parçalarındandır..

Salı, Temmuz 22, 2014
sen görmüyorsun ama o simada bi gülüş vargözlerde hüzün, akılda kasırga, gönülde tufan ve tütünde duman var.

sen görmüyorsun ama
o simada bi gülüş var
gözlerde hüzün,
akılda kasırga,
gönülde tufan
ve tütünde duman var.

Pazartesi, Temmuz 21, 2014

Kaan Sezyum ve Deniz Alnıtemiz’in çıkmaz ayın son çarşambaları saat 23 sularında başlayıp yeni günün ilk saatine dek www.standart.fm adresi üzerinden yayınlanan ve dinleyende; berrak, dingin bir gölde tüm dünyevi dertlerden uzak, huzurlu şekilde yüzerken dipten gelen biri tarafından avuçlanma hissi uyandıran programları Sevginin Gücü’nün yayın kaydıdır.

Yayının tüm hakları Kaan Sezgin ve Deniz Alnıtemiz’e aittir.

aşık veysel şatıroğlu

aşık veysel şatıroğlu

danieldaystreep:

The famous arrow scene near the end was in fact done with real arrows. That is, the arrows hitting the wooden planks were not done with special effects, but rather choreographed with archers. Mifune waves his arms to brush away the arrows sticking from the planks, indicating to them that he wanted to go in that particular direction. The real arrows were included to get Mifune’s facial expressions of real-life fear, which is exceptionally hard to imitate. Of course, the arrows that hit the Mifune character were bamboo fakes. 
 Throne of Blood (1957)

toshiro abiniz bu filmde yardırıyor mutlaka bakın ve birde kagemusha’ydı sanırım -gölge savaşçı- filminde harikalar yaratıyordu,

danieldaystreep:

The famous arrow scene near the end was in fact done with real arrows. That is, the arrows hitting the wooden planks were not done with special effects, but rather choreographed with archers. Mifune waves his arms to brush away the arrows sticking from the planks, indicating to them that he wanted to go in that particular direction. The real arrows were included to get Mifune’s facial expressions of real-life fear, which is exceptionally hard to imitate. Of course, the arrows that hit the Mifune character were bamboo fakes.

Throne of Blood (1957)

toshiro abiniz bu filmde yardırıyor mutlaka bakın ve birde kagemusha’ydı sanırım -gölge savaşçı- filminde harikalar yaratıyordu,

Pazar, Temmuz 20, 2014

yalnızlıktan bunaldım ve sıkıldım

her anlamda tabi

o yüzden artık buraya pek birşeyler yazmıyorum.2 üniversite bitirmeme rağmen kendimi doğru dürüst ifade edemiyorum, anlatamıyorum, anlaşılamıyorum.

en yakın arkadaşlarım bambaşka şeylerden konuşuyorlar, dünya kupasından, siyasal partilerden, mankenlerden, zengin olmaktan, müslümanlıktan ya da diğer güncel meselelerden falan…

futbolu eskiden severdim ama artık sadece bir spor dalı, üstün körü değinilecek sıradan birşey, derince hangi futbolcunun nereden nereye transfer olduğu kaç milyon euroluk adam olduğu açıkcası sikimde değil.

siyasetten anlamam, haz etmem ama bu siyaset dedikleri şey benim gözümde stratejik bir bilgisayar oyunu, başkada bir bok değil.sadece siyasi meraklılar(-ki ben onları evinde gece gündüz oyun oynayan cips yiyen ve kola içen dörtgöz antisosyal tiplere benzetiyorum) heveslerini gideriyorlar o kadar.onlar bilgisayardan oyunlarını oynayıp zaman geçiriyorlar, oyundakiler ya ölüyor ya kazandığını sanıyor, çünkü kazanan bilgisayarı kullanan dörtgöz.

diğer konuların hepsi aslında bütün bu konuların hepsinin üstüne güzel bir otuzbir iyi gider ama değmez.

oturup sıkılmadan dinleyebileceğim hiçbir kimse yok çevremde, bi ahmet var susmasını çok iyi biliyo içerken -ki ben ona bile razıyım, sonuçta susmak benim için çok şey demek.akşamın bi vakti iki arkadaş biraraya gelip içerken susuyorsa ikisininde derdi büyük demektir ve susmalarımızı nadiren böleriz önemli konular dışında.çünkü sessizlik aslında bütün konulardan daha önemlidir.

—bu yazdıklarım kadar binlerce sayfa daha yazdım ve backspace uzunca bastım.daha sonraları ve şimdi backspace basmaktanda usandım ve bu seferlikte olsa bu saçmalıkları yayımlamak istedim.varlığıma bir delil görmek adına

 
432 sayfanın 1.'si